Ruhum dikenli teller gibi,
Kıpırdadıkça, batıyor bedenime.
İrin bağlamış, yüreğimin yaraları.
İçimin her köşesi acıyor.
Kan damlıyor yalnızlığımın hücrelerinden.
Terk edilmiş şehirlere benziyorum.
Paramparçayım hasretinle.
Geceler ağlıyor,
Yıldızların, boynu bükük.
Gölgeler bile kaçıyor çığlıklarımdan.
Dünün tortusu…
Bugünün berraklığına karışıyor.
Düşüncelerim güz yağmurları gibi.
Asabiyim son günlerde.
Gidişinden mi, terk edilişimden mi?
Bilmiyorum, bilemiyorum.
Dağınık bir oda gibi derbeder,
İçinden çıkılmaz bir haldeyim.
Duygularımın ayazında,
Üşüyorum.
Üşütüyorum bana yaklaşanları da.
Kasırga gibi…
Sert esiyorum bazen.
Ardımda can kırıkları bırakıyorum.
Hüzün bile yaklaşamıyor yanıma.
Yanımdan kovmuştum geçenlerde.
Kırgın bana besbelli.
Dokunma!
Dokunmayın!
Dokunmasınlar bam telime.
Uzak durun bir zaman.
İçimdeki fırtınalar dinmeli,
Durgun bir sabaha uyanmalıyım,
Şimdilik nöbetlerdeyim.
Kavgalıyım kendimle.
Sıçramasın kıvılcımlarım etrafa.
Bir süreliğine tecritteyim.
Döneceğim;
Bitince yasaklarım,
Dinince efkârım,
Dökülünce yaralarım…
Yorum yap